İçeriğe geç

BlogGündem4 dk

Google AI Mode web sitesi trafiğini azaltırken küçük işletme ne yapmalı

Google artık soruları kendi sayfasında cevaplıyor ve sitelere daha az tık gidiyor. Küçük işletme için çare, müşteriye aracısız ulaşan kendi kanalları.

Gündem

Bir süredir Google'da bir şey aradığınızda sonuçların en üstünde yapay zekânın yazdığı bir özet çıkıyor. AI Mode ise aramayı baştan sona bir sohbete çeviriyor. Soru soruyorsunuz, cevap geliyor, bir siteye girmenize çoğu zaman gerek kalmıyor. Google AI Mode ve bu özetler web sitesi trafiğini doğrudan etkiliyor, çünkü eskiden sitenize tıklanarak öğrenilen bilgi artık arama sayfasının içinde veriliyor. Aşağıda neyin değiştiğini, kimin daha çok etkilendiğini ve küçük bir işletmenin buna karşı hangi doğrudan kanalları kurabileceğini bulacaksınız.

Arama sayfasında ne değişti

Eskiden arama bir yönlendirme işiydi. Google size on bağlantı gösterir, siz birine tıklar, cevabı o sitede bulurdunuz. Site sahibi için her tık bir ziyaretçi demekti.

Şimdi Google birçok soruda cevabı birkaç siteden derleyip kendisi yazıyor. Kaynak olarak sitenizi küçük bir bağlantıyla anabiliyor ama okur çoğu zaman o bağlantıya dokunmadan sayfayı kapatıyor. Bu, sitenizin görünmez olduğu anlamına gelmiyor. Bilginiz hâlâ kullanılıyor, sadece ziyaret sizin sayfanızda gerçekleşmiyor. Ölçtüğünüz rakam düşüyor, sizi tanıyan insan sayısı ise aynı kalabiliyor. Asıl değişen şu, o insanla aranızdaki ilk teması artık Google kuruyor.

Her site aynı oranda etkilenmiyor

En çok kaybı bilgi veren içerikler yaşıyor. “Kahve nasıl demlenir”, “diş taşı neden oluşur”, “kaç kişiye kaç kilo et alınır” gibi soruların cevabı kısa ve genel. Yapay zekâ bunları rahatça özetliyor, okurun sizin sayfanıza gelmesine gerek kalmıyor.

Buna karşılık bir şey yapmak isteyen kişi hâlâ bir yere gitmek zorunda. Masa ayırtmak, sipariş vermek, randevu almak, ürün satın almak. Yapay zekâ hangi restoranın akşam açık olduğunu söyleyebilir ama yemeği o restoran pişirir. Küçük işletmenin asıl işi de zaten bu ikinci türden. Bilgi arayan trafik azalırken iş arayan trafik kaybolmuyor, daha seçici hâle geliyor. Siteye daha az kişi giriyor ama girenin aklında daha net bir niyet oluyor.

Ziyaretçi yerine işi ölçün

Ben sitelerde ilk olarak ziyaretçi sayısına değil, o ziyaretlerin neye dönüştüğüne bakarım. Kaç kişi telefon numarasına dokundu, kaç kişi yol tarifi aldı, kaç sipariş geldi, kaç form doldu. Ziyaretçi grafiği aşağı inerken bu sayılar yerinde duruyorsa ortada kaybedilen bir müşteri yok. Sadece eskiden bilgi alıp çıkan kişiler artık gelmiyor.

Search Console'a bakıyorsanız bir ayrıma dikkat edin. Gösterim sayısı yerinde dururken tıklama düşüyorsa Google sizi hâlâ gösteriyor ama cevabı kendisi veriyor demektir. Gösterim de düşüyorsa mesele başka bir yerde, sitenin kendisine bakmak gerekir.

Aracısız kanal kurmak

Aramadan gelen müşteri, her seferinde yeniden bulmanız gereken müşteridir. Arada kimin ne kadar görünür olacağına da siz karar vermezsiniz. Kendi kanalınız ise müşterinin size Google'a sormadan ulaşabildiği yoldur. Hedef, sizi bir kere bulan kişiyi ikinci gelişinde aramaya muhtaç bırakmamak. Küçük bir işletmenin kurabileceği doğrudan kanallar sanıldığı kadar uzak değil.

  • Kendi siteniz ve onun kısa, akılda kalan adresi. Menüde, pakette, fişte, kartvizitte hep aynı adres yazsın.
  • Müşterinin izniyle toplanan telefon ya da e-posta listesi. Yeni ürün, kampanya ya da sezon açılışı bu listeye gider, arama motorunun sıralamasına kalmaz.
  • Restoran ve kafe için masadaki QR menü ve kendi sipariş sayfanız. Masada bir kere açılan adres telefonda kalır, bir sonraki sipariş oradan gelebilir.
  • WhatsApp hattı ya da randevu bağlantısı. Soru sormak isteyen kişinin aradığı şey çoğu zaman sadece size kolayca yazabilmektir.

Bu kanalların ortak noktası, müşterinin ikinci gelişi için arama yapmasına gerek bırakmamaları. Restoranlar için bu konunun bir de komisyon tarafı var, onu kendi sipariş sitesi ile paket servis uygulamalarını karşılaştırdığımız yazıda ayrıntılı ele aldık.

Yapay zekânın sizi doğru anlatmasını sağlayın

Trafiği eski hâline getiremeseniz de yapay zekânın sizin hakkınızda söylediklerini etkileyebilirsiniz. Bu araçlar sitenizdeki bilgiyi okuyup özetliyor. Bilgi dağınıksa, eskiyse ya da bir görselin içine gömülüyse eksik ya da yanlış özetlenir.

Çalışma saatleri, adres, telefon, fiyat aralığı, hangi hizmeti verip hangisini vermediğiniz sitede düz yazı olarak dursun. Menüyü sadece fotoğraf olarak koymayın, metin olarak da ekleyin. Sık sorulan sorulara kısa ve net cevaplar yazın. Google İşletme Profili'ndeki bilgilerle sitedeki bilgiler birbirini tutsun. Ürününüzün nasıl yapıldığı, işinizi nasıl yürüttüğünüz gibi sadece sizin anlatabileceğiniz içerik, herkesin yazabileceği genel bilgilerden çok daha uzun ömürlü olur. Temel parçaları bir işletme sitesinde olması gereken yedi şey yazısında sıraladık.

Bu ay yapabileceğiniz dört şey

  • Son birkaç ayın ziyaretçi sayısını değil, gelen telefon, sipariş ve randevu sayısını not edin. Karşılaştırmayı bunlarla yapın.
  • Sitenizdeki adres, saat ve fiyat bilgisini düz yazı olarak güncelleyin ve İşletme Profili ile eşleştirin.
  • Müşteriyle temas ettiğiniz her yere sitenizin adresini koyun. Paket, fiş, masa, vitrin, kartvizit.
  • İzin alarak küçük bir müşteri listesi başlatın. Ayda bir gerçekten işe yarayan tek bir mesaj yeterli.

Bunların hiçbiri büyük bütçe istemiyor. Hepsinin hedefi aynı, müşteriyle aranızdaki yolu kısaltmak ve o yolun anahtarını kendinizde tutmak.

Clopify'ı kurarken en çok düşündüğüm şey de buydu. Restoranın kendi sipariş sitesi ve masadaki QR menü müşteriyi doğrudan restorana bağlıyor, sipariş garsonun ya da kasanın telefonuna sesli bildirimle düşüyor ve siparişten komisyon alınmıyor. Restoran dışındaki işletmeler için de MA Studio'da aynı mantıkla siteler ve mağazalar kuruyoruz, yaptığımız işlerin bir kısmını canlı olarak gezebilirsiniz.